Tüketici Hukuku’nda Faiz

2 Ekim 2018 in , , by

Tüketici Hukuku’nda Faiz

Tüketiciye uygulanacak faiz nedir? Faiz miktarını sınırlayan kanun hükmü var mıdır? Sözleşmeyle belirlenen fazla faiz miktarını sonradan düşürebilmek mümkün mü? Bir tarafın tacir diğer tarafın tüketici olduğu sözleşmelerde, uygulanacak hukuk kurallarını nasıl belirlenir? Sözleşmenin yazılı olmadığı durumlarda faiz istenebilir mi? Faizin kararlaştırılmadığı sözleşmelerde faiz talep edilebilir mi?  Anapara faizi, temerrüt faizi arasındaki farklar nelerdir? Akdi faiz ile kanuni faiz arasındaki farklar nelerdir? Tüketicinin mağdur edilmemesi için tüketicinin izlemesi gereken yollar nelerdir? Bu ve benzeri, tüketici hukukunda faizle ilgili sorulabilecek sorulara ve sorunlara yanıt bulmaya çalışacağız.

  • GİRİŞ

Sanayideki hızlı gelişmeler ve tüketim toplumu olmanın getirmiş olduğu sakıncalar nedeniyle tüketiciler, satıcı karşısında, oldukça zayıf konumdadır. Tüketiciler satıcılar tarafından hukuka aykırı muamelelere maruz bırakıldıklarında, ya bu hukuksuzluğun farkına varamıyor yada adli ve idari makamlara başvurma konusunda çekingen davranabiliyorlar. Bunun en önemli sebebi, tüketicinin, yargı yoluna başvurmayı zaman ve para kaybı olarak düşünmesidir. Ancak, tüketicinin haklarını en hızlı ve en ekonomik şekilde elde edebilmesi için profesyonel destek alması gerekmektedir. Aşağıda tüketiciye uygulanacak faiz miktarlarına değineceğiz ve hangi koşullarda tüketicinin yasal haklarını kullanabileceğini ele alacağız.

  • FAİZ NEDİR

Banka ve benzeri bir yere yada bir kimseye belli bir süre işletilmek üzere ödünç verilen paranın kullanımına karşılık olarak alınan kâr; başkasının parasını belli bir süre kullanmak, işletmek için ödenen para veya kiralanan paranın kira bedeli, bir sözleşme gereği ifa konusu para olan bir borcun ileriki bir tarihte ödenecek olmasından kaynaklanan kullanım-kira bedeli olarak faizi tanımlamak mümkündür. Faiz özünde, bir miktar paranın belli bir süre, paranın kullanıcısına kullanma süresi karşılığı yüklenen bedeldir. Kullanıcıya kullandırılan bir miktar para veya TBK uyarınca yapılan bir sözleşme kapsamında, bir taraf hizmet veya mal diğer tarafsa bir miktar para borcu ödemeyi üslenir ve para borcunu üslenen taraf, ifayı hemen değil de belli bir süre sonra ödeme yapacağı durumlarda, arada geçen süre için üstlenilecek ilave bedele de faiz denir.

  • ANAPARA FAİZİ-TEMERRÜT FAİZİ AYRIMI

Türk hukukunda faizin, anapara faizi ve temerrüt faizi ayrımı yapılmaktadır. Anapara faizi, bir miktar paranın yoksun kalınan bir süre için(temerrüde düşmeksizin) belirlenen ücreti, yani bir anlamda paranın kirası olarak tanımlamak mümkündür. Genelde kredili, vadeli veya taksitli satışlarda söz konusu olur ve temerrüde düşmeden ‘vade farkı’ adı altında anılır. Sözleşme konusu para olan edimin ifa zamanından sonra yani gecikmeli olarak ödenmesine ise temerrüt faizi denmektedir. Temerrüt faizi, borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı süresince varlığını sürdüren, alacaklının zararın varlığını, miktarını ve borçlunun kusurunu ispat zorunda kalmaksızın borçlunun ödediği ve miktarı yasalarla belirlenmiş asgari, maktu bir tazminattır(Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11/06/1997 gün ve 1997/11-278-529 sayılı ilamı). Para borçları açısından borçlu temerrüdüne bağlanan sonuçlardan birisi, temerrüt faizi ödeme yükümlülüğüdür. Temerrüt faizi borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren bir karşılık olması itibarıyla, zamanında ifa etmeme olgusuyla doğrudan bir bağlantı içindedir.

Sözleşmede kararlaştırılıp kararlaştırılmamasına göre ise, akdi faiz ve kanunu faiz ayrımı yapılmaktadır. Anapara faizi veya temerrüt faizi sözleşmede kararlaştırılmışsa, akdi anapara faizi ve akdi temerrüt anapara faizi adını almaktadır. Anapara faizi ve temerrüt faizi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen faiz oranlarına kanuni anapara faizi ve kanuni temerrüt faizi denir. Her ne kadar kanunda, anapara faizi teriminin kullanılması gereken yerlerde kanun koyucu kanuni faiz dese de, karışıklık yaratmamak için asıl kullanımı, yani yukarıda bahsettiğimiz ölçütlere göre kullanacağız.

  • KANUNDA BELİRTİLEN FAİZ ORANLARI

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 88 ve 120. Maddeleri ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 9. Maddesinde 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’a atıf yapılmakta olup, bu kanun, anapara faizi ve temerrüt faizi oranlarını belirleyen hükümler içermektedir. Belirtilen maddeler ve bu kanun bazında faiz oranlarını incelemeye alacağız.

3095 sayılı kanunun 1. Maddesine göre anapara faizi; ‘’(1)Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşmeyle tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde oniki oran üzerinden yapılır. (2) Bakanlar Kurulu, bu oranı aylık olarak belirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkilidir.’’ Buna göre; eğer taraflar sözleşmeyle faiz oranlarını belirlememişlerse, kanunun bu tamamlayıcı hukuk kuralı devreye girerek sözleşmedeki eksiklik giderilmiş olacaktır ve kanunda belirlenen oran üzerinden faiz talep edilebilecektir. Kanunun ikinci fıkrası, Bakanlar Kurulu’nu faiz oranlarını belirlemeye yetkili kılmış ve Bakanlar Kurulunca belirlenen faiz oranları ise aşağıda(TABLO-1) sunulmuştur. Kanun’un ikici maddesine göre temerrüt faizi; ‘’Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için1’inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur.’’ Buradan özetle, kanun koyucu, taraflar arasında temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa birinci maddedeki anapara faiz oranı, temerrüt faizi oranı içinde uygulanır demektedir. Bir üçüncü durumda, akdi anapara faizinin sözleşme ile belirlenip temerrüt faizinin sözleşme ile belirlenmemiş olması durumunda ise; akdi anapara faiz miktarı Bakanlar Kurulunca belirlenen faiz miktarının üstünde ise, temerrüt faizi, akdi anapara faiz oranından az olamayacaktır.

Yukarıda belirttiğim, 3095 sayılı kanunda, faiz oranları sözleşmeyle belirlenmemiş olması durumunda devreye girecek tamamlayıcı hukuk normlarıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 88. Ve 120. Maddelerinde ise kanun koyucu, sözleşmeyle belirlenecek anapara faizi ve temerrüt faizine emredici hukuk kuralıyla bir sınırlama getirmiştir. Hemen belirtelim ki Türk Ticaret Kanunu’nun 8. Maddesi gereği; ticari işlerde kanunu faiz oranı serbestçe belirlenirken, tüketici açısından bir istisna getirilmiştir. TTK, ‘’tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır’’ demekle bir tarafın tacir diğer tarafında tüketici olduğu sözleşmelerde, faiz oranının serbestçe belirlenemeyeceğini, bir sınırlama getirildiğini bildirmektedir. Kanun koyucu burada Borçlar Kanunu’na atıf yapmaktadır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 88. Maddesinde akdi anapara faizi oranına, 120. Maddesinde ise akdi temerrüt faizi oranına sınırlama getirilmektedir. Buna göre; sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık akdi anapara faiz oranı mevzuat(3095 sayılı kanun) hükümlerince belirlenen yıllık anapara faizi oranının yüzde elli fazlasını aşamaz, sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık akdi temerrüt faizi oranı, mevzuat (3095 sayılı kanun) hükümlerince belirlenen yıllık kanuni faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz demektedir. Kanun koyucu borçlar kanununda, emredici hukuk kuralı koymak suretiyle akdi faiz oranlarına genel bir sınırlama getirmiştir. Getirilen bu sınırlamayla, sözleşmeyle kararlaştırılacak ve bir tarafın aşırı ifa güçlüğüne sokulabileceği sözleşmelerin yapılması engellenmek istenilmiştir. Sözleşmeyle bu sınırların aşılması halinde, aşan kısım hukuka aykırı olduğu için geçersiz olacaktır.

  • TÜKETİCİYE KARŞI UYGULANACAK FAİZ ORANININ BELİRLENMESİ

Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri içinde ticari iş sayılır(TTK md.19/2). Ticaret kanununun bu hükmünde, Tüketicinin Korunmasına Dair Kanun istisna tutulmaktadır. Tüketici açısından Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun özel nitelikte bir kanun olduğundan, tüketici ve tacirin bir sözleşmenin tarafları olması durumda, tüketici açısından özel nitelikteki kanun uygulanacaktır. Tüketici açısından Türk Ticaret Kanunu, genel hüküm niteliğinde olacaktır.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun da faiz oranına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Tüketiciye uygulanacak faizin belirlenmesinde, Türk Borçlar Kanun’u ve 3095 sayılı kanun hükümleri esas alınacaktır.

  • SONUÇ

Yukarıda açıkladığımız bilgilerle, tüketiciye uygulanacak faiz oranının ne şekilde tespit edileceğini anlatmaya çalıştık. Şimdi ise, bu faiz oranlarının mevzuattaki miktarını ele alarak, tüketiciye uygulanabilecek azami faiz miktarına değineceğiz.

Tablo-1 de belirttiğim üzere; bakanlar kurulunun 2005/9831 sayılı 16.12.2005 tarihli kararıyla ticari olmayan işlerde uygulanacak kanuni anapara faizi ve kanuni temerrüt faizi oranları 01/01/2006 dan sonrası için  %9 dur. TBK’nın 88. Maddesine göre; sözleşmeyle kararlaştırılabilecek azami kanuni faiz oranı %9 un yüzde elli fazlası %9+4,5= %13,5’dür. Yani akdi anapara faizi %13,5 in üzerinde olamayacaktır ve bu oranın üzeri, kanuna aykırı kabul edilecektir. TBK’nın 120. Maddesine göre ise; sözleşmeyle kararlaştırılabilecek azami temerrüt faizi oranı %9 un yüzde yüz fazlası olan %9+9=%18’dir. Yani akdi temerrüt faizi oranı %18’in üzerinde olamayacaktır ve bu oranın üzerinde kararlaştırılan temerrüt faizi, aşan kısım için kanuna aykırı kabul edilmesi gerekir. Türk borçlar kanununun faiz oranlarını sınırlayan hükümleri emredici nitelikteki olup, ihlal edildiğinde kanuna aykırılık gerçekleşecektir. Gerekli mercilere başvuru yapılarak sözleşmeyle belirlenen ve kanuna aykırı olan faiz oranlarının iptal edilebilmektedir.

Günümüzde tüketici, tam olarak haklarını bilememekte veya kavrayamamaktadır. Tüketici, edindiği bir mal veya hizmet karşılığında, üzerine düşen para borcunu ödeyemeyebilir. Böyle durumlarda, sözleşmeyle kararlaştırılan faiz oranları, tüketici aleyhine kanuna aykırı durumlar oluşturabilmektedir. Tüketici, yukarıda belirtmiş olduğum faiz oranlarından yukarıda bir faiz oranını ödemek durumunda kaldığında, izlemesi gereken yolu belirlemek için zaman kaybetmeden profesyonel yardım almalıdır.

ŞENTÜRK HUKUK & DANIŞMANLIK

  Av. Cihad ŞENTÜRK

0 comments , , tags: