KARŞILIKSIZ ÇEK DÜZENLEME SUÇU

20 Eylül 2018 in , , , , by

KARŞILIKSIZ ÇEK DÜZENLEME SUÇU

 ÇEKİN KARŞILIKSIZ ÇIKMASI HALİNDE DÜZENLEYENİN (KEŞİDECİNİN) CEZAİ SORUMLULUĞU

09.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun kapsamında getirilen değişiklikler ile karşılıksız çek düzenleme suçu:

 

5491 SAYILI ESKİ KANUN 6728 SAYILI YENİ KANUN
Karşılıksız çek keşide etme eylemi savcılıklarca soruşturularak iddianame düzenlenmek suretiyle mahkemelerin önüne gitmekteydi. Yeni düzenlemede şikayet icra mahkemesine yapılacaktır.
Eski kanunda zorunluluk düzenlenmemişti. Çek hesabı açtırmak isteyen kişilerden adli sicil kaydı ve Türkiye Bankalar Birliği risk merkezi kayıtlarını alması yeni düzenlemede zaruri hale getirilmiştir.
Eski kanun metninde bu husus düzenlenmemiştir. Hakkında çek hesabı açma ve çek düzenleme yasağı olan gerçek veya tüzel kişinin yönetim organında görev yaptığı veya ticaret siciline tescil edilen yetkilisi olduğu tüzel kişilere de yasak kapsamına dahil edilmiştir.
Eski kanun metninde bu husus düzenlenmemiştir. Çek üzerinde T.C kimlik numarası veya Mersis numarasının yazılması zorunlu hale getirilmiştir.
Yaptırımı hapis cezası, adlipara cezası olarak düzenlenmişti. Karşılıksız çek keşide etmek fiilinin yaptırımı adli para cezası olarak düzenlenmiştir. Adli para cezalarının infazı ancak nakden mümkün olacak ödenmemesi halinde kamuya yararlı işte çalışma kararı verilemeyecek doğrudan hapis cezasına çevrilecektir. Uzlaşma, ön ödeme, hagb ilişkin hükümler uygulama alanı bulamayacaktır.
Ceza Muhakemeleri Kanunu Uygulanmakta idi. İcra İflas Kanun’un 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddeleri ve sair İİK hükümleri uygulanacaktır.
Şikayet süresi 6 aydır. “Karşılıksızdır” işlemi yapıldıktan sonra icra mahkemesine yapılacak şikâyetin üç ay ve herhalde 1 yıl içerisinde yapılması gerekmektedir.
Müştekinin veya vekilinin duruşmayı takip etmemesi davanın düşmesine neden olmamakta idi. Karşılıksız çek keşide etme eyleminden dolayı yapılacak duruşmayı alacaklının ya da vekilinin takip etmemesi halinde alacaklının şikayet hakkını kaybedeceği ve davanın düşeceği düzenlenmiştir.
Suçun işlendiği yer mahkemesi yetkili idi. Çek hesabının açıldığı yer ya da şikayetçinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

 

“(1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikayeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından az olamaz. (Anayasa Mahkemesi’nin 10.10.2017 tarih 30206 nolu Resmi Gazete’de yayımlanan 26.07.2017 T. 2016/191 E. 2017/131 K. sayılı içtihadı ile; 14.12.2009 tarihli ve 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesinin, 15.7.2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanun’un 63. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin “…çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından… ” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.)

Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması halinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır. Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikayetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.”

  • Görevli Mahkeme: 

Çek Kanunu m.3’de değişiklik yapan 6728 sayılı Kanunun 62. Maddesi gereğince karşılıksız çekte ceza sorumluluğu icra mahkemelerinin görev alanına girmektedir. Eski düzenlemede “Cumhuriyet Başsavcılığı’na talep ile “ yapılacak şikayet ile söz konusu suça dair iddianame düzenlenirken yeni düzenlemede şikayet mercii icra mahkemeleridir.

  • Yetkili Mahkeme:

Çek Kanununun “Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesine göre; “Bu davalar, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikayetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.” Şikayetçi hamile yer konusunda seçim hakkı tanınmış olup, hamilin çeki tahsil etmek üzere ibraz ettiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer veya hesap sahibinin veya kendisinin ikametgahının bulunduğu yer icra mahkemesine şikayetini bildirmesi gerekmektedir.

  • Şikayet Süresi:

Çek şikayetinde aranacak süre; fiilin, yani çekin karşılıksız kaldığının öğrenilmesi ile başlayacaktır. Şikayetçi hamil ise çekin ibrazı ile söz konusu suç öğrenilmiş olacağından 3 aylık süre çekin ilgili bankaya ibrazı ile şikayet süresi başlayacaktır. Şikayet hakkı yetkili hamilde olduğundan, karşılıksız çekin bedeli ödenmek suretiyle çekin devri halinde devralan kişiye bu hak geçmez. Şikayet hakkı bu noktada hususiyet arzeder. Ayrıca bir yıl, ayrıca bir bilme aranmaksızın şikayet hakkının tükenmesi için öngörülen nihai süredir.

  • İcrai-İhmali suç ayrımı:

Çek Kanunu 5/1 “ üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibra süresi içinde ibrazında çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme” fiili suç olarak tanımlanmıştır. Karşılıksız çek suçunda failin cezalandırılabilmesi için karşılıksızdır işleminin yapılmasını önleyecek icrai harekette bulunulması gerekmektedir. Bu noktada çekin karşılığının kısmen veya tamamen bulundurulmaması tipik eylemi düşünüldüğünde gerçek ihmali suç olduğu ifade edilebilir.

Söz konusu suç sırf hareket suçu olduğundan teşebbüse elverişli değildir. Ancak iştirak hükümleri uygulanabilir.

  • Fail:

Karşılıksız çek keşide etmek suçunun faili çeki düzenleyen kişi olabileceği gibi düzenleyen kişiden başkası da olabilir. Örnek vermek gerekirse şirket namına ileri tarihli bir çek düzenlenmesi durumunda temsilcinin daha sonra çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibarıyla şirket ile olan ilişkisi sona ermiş olabilir. Bu durumda fiili ibraz tarihinde çekin karşılığını hesapta bulundurmakla yükümlü olan şirket yetkilisi bu suçun faili kabul edilecektir.

Çek Kanunu 5/3 “ Çek hesabı gerçek kişi kendisi adına düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlemesi halinde bu çekten dolayı hukuki ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.”

Avalistler ve Cirantalar çek hesabı sahibi olmamaları ve hesapta çekin karşılığını bulundurma yükümlülüklerinin bulunmaması sebebiyle fail olamazlar. 5941 S. Çek Kanunu ve 6728 S. Kanun ile de bu konuda düzenlemeye gidilmemiştir. Yargıtay da avalist ve cirantaların iştirak hükümlerine göre cezalandırılamayacağı kanaatindedir.(10 C.D. 24.05.2010, 2922/12046)

Tüzel kişi adına açılan çek hesabından düzenlenen çeklerde şirketin kaşesi basıldıktan sonra üzeri şirket adına çek keşide etmeye yetkili kişi tarafından imzalanmalıdır. Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu en az 3 üyeden oluşacağı için  temsil yetkisi çift imza ile sınırlandırılabilir. Dolayısıyla A.Ş. temsilcilerinin en az ikisi tarafından imzalanan çek geçerli kabul edilecektir. Bununla birlikte ana sözleşmede belirtilmek kaydı ile çek düzenleme yetkisi genel müdüre, ticari mümessile veya ticari vekile verilebilir. Limited Şirketlerde ise aksi kararlaştırılmadıkça temsil yetkisi büyün ortaklara aittir.(TTK m.540/1) Kollektif Şirketlerde ise ana sözleşmede aksi belirtilmemiş ise tüm ortaklar ayrı ayrı ve tek başına şirketi temsile yetkilidirler. (TTK m.175)

Ticari mümessil şirket adına çek hesabı açtırmak ve çek düzenleyebilmek için özel izne gerek duymazken ticari vekilin bu işlemleri yapabilmesi için özel olarak yetkilendirilmiş olmasına bağlıdır.(BK m.453/2)

Şirket ortağı olmayan genel müdür, mali işlerden sorumlu müdür yardımcısı, mali işler müdürü veya başka bir tüzel kişi çalışanı bu suça fail olamaz. Ancak suça iştirak şartları gerçekleşmiş ise iştirak hükümleri uygulanabilir.

Keşidecinin (Düzenleyenin) imzasının tespiti:

İmzanın inkarı halinde bu durum ön sorun yapılarak açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Yargıtay imzanın inkarı halinde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle sorunun açıklığa kavuşturulmamış olmasını bozma sebebi olarak saymaktadır. Yine aynı şekilde imzanın kimin el ürünü olduğunun belirlenememesi veya imza sahibinin yetkisiz olduğunun tespit edilmesi durumunda artık karşılıksız çek düzenleme suçundan değil resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma yapılması gerektiğini ifade etmektedir. (10 C.D. 17/07/2007 17818/8961 – 10 C.D. 20/10/2008 4676/15040 )

Çek hesabı açılırken düzenlenen imza föyü, mahkeme huzurunda alınan imza ve yazı örnekleri, sair belgelere atılan imzalar, seçmen tutanaklarındaki imza örnekleri, bankalara verilmiş imza örnekleri gibi belgeler temin edilerek bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir.

*Başkasına ait çek defterini ele geçiren ve hesap sahibinin imzasını taklit ederek kullanan kişi karşılıksız çek keşide etmek suçundan değil, sahtecilik(TCK m.210) veya unsurları varsa dolandırıcılık suçundan (TCK m.158/1-f) cezalandırılmalıdır.

  • Mağdur:

Suçun işlenmesiyle çeke olan güven ve ticari hayat sarsıldığı için suçun mağduru toplum ve çekin meşru hamilidir.

  • Konu:

Çekin konusu unsurları eksiksiz olan çektir.

Unsurlarından biri veya birkaçı olmadığı için hamiline ödenmeyen bir çekin keşidecisi hakkında dolandırıcılık suçuna ilişkin soruşturma yapılır. Zira sahte veya tahrif edilmiş bir senet çek olarak kabul edilemeyeceğinden karşılıksız çıkması durumunda bu karşılıksız çek suçuna ilişkin hükümler uygulanamaz.

Suça konu çek hakkında açılan menfi tespit davasının kabul edilmesi ve çekin iptaline karar verilmesi halinde suç konusuz kalacağından failin beraatına karar verilmesi gerekmektedir.

Düzenleyenin iflasından sonra düzenlediği çeklere ilişkin karşılıksız çek suçu oluşmaz. Ancak iflas eden diğer şartları sağladığı takdirde dolandırıcılık suçundan ceza alabilir. (10 C.D. 24/11/2009 21503/78562)

  • Çekin süresinde ibrazı:

İbraz süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmeyen bir çekin karşılıksız çek suçunun konusunu oluşturması mümkün değildir. Kural olarak muhatap bankanın çekle işleyen hesabın bulunduğu şubesine yapması gerekmekle birlikte, çekin aynı bankanın başka bir şubesine veya takas odasına sunulması da ödenme için ibraz yerine geçer Çek K. 3/1,8/3;TTK m.710)

İbraz süresi geçtiği için muhatap bankaca ödenmeyen yahut ibra süresi geçmesine rağmen bir şekilde karşılıksızdır işlemine tabi tutulan çek hiçbir şekilde karşılıksız çek hükmünde kabul edilemeyeceğinden bu suçun unsurları oluşmayacaktır.

  • Karşılıksızdır İşleminin Gerçekleştirilmesi:

Karşılıksız çek suçunun bir diğer unsuru karşılıksızdır işlemine tabi tutulmasıdır. Çek sahte olmasına rağmen karşılıksızdır işlemine tabi tutulmuş olsa bile, sahteciliği yapan kişi kendi adına çek düzenlemediğinden karşılıksız çek suçu oluşmayacaktır.

*Birden fazla lehdar tayin edilmiş bir çekin karşılıksız çıkması halinde aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir hareketle gerçekleştirilmiş olacağından fail hakkında tek bir suçtan aynı neviden fikri içtima uygulama alanı bulacaktır.(TCK 43/2)

*sonradan yapılan ilaveler asli unsur olmayıp tali derecede kalan ve senet vasfına halel getirmeyen unsur ve şartlar olması halinde geçerli bir çekin varlığı kabul edilir.

*Sahtekarlık veya tahrifat yapılan çekin TTK’daki şekil şartlarına uygun bir çek olması gerekir. Senedin tüm yasak unsurlarını içerir biçimde düzenlenmesi ile resmi belgede sahtecilik suçu oluşur. Eğer TTK’daki tüm unsurları taşıyan bir çek söz konusu değilse veya tüm unsurları mevcut olmasına rağmen ibraz süresi geçirilmiş çek üzerinde sahtecilik yapılmışsa TCK 207 de düzenlenen özel evrakta sahtecilik suçu meydana gelir. Ayrıca çekte sahteciliğe ve tahrifata ilişkin fiillerin çekin emre veya hamiline yazılı olması halinde resmi belgede, nama yazılı olmasında ise özel belgede sahtecilik suçu oluşmaktadır.

Şentürk Hukuk & Danışmanlık

Av. İbrahim Şentürk

 

0 comments , , , , tags: