İcra – İflas Suçları

26 Şubat 2016 in , , , by

İcra – İflas Suçları

İİK. 331. Madde

ALACAKLISINI ZARARA SOKMAK KASTIYLA MEVCUDUNU EKSİLTEN BORÇLULARIN CEZASI

(Değişik madde: 17/07/2003 – 4949 S.K./89. md.;Değişik madde: 31/05/2005-5358 S.K./1.mad)

İİK 331 – Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

İflas takibinden veya doğrudan doğruya iflas hallerinde iflas talebinden önce birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu fiiller başka bir suç oluştursa dahi bu hükümler uygulanır.

Konkordato mühleti veya iflasın ertelenmesi talebinden önceki iki yıl içinde ya da konkordato mühleti talebi veya iflasın ertelenmesi süresinden sonra birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.

Taşınmaz rehni kapsamında bulunan eklentinin rehin alacaklısına zarar vermek kastı ile taşınmaz dışına çıkarılması halinde, eklentinin zilyedi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Bu suçlar alacaklının şikâyeti üzerine takip olunur.

MADDİ UNSUR:

-haciz yolu ile takip talebinden, konkordato mühleti talebinden ya da iflas ertelenmesi süresinden sonra,

-haciz yolu ile takip talebinden, konkordato mühletinden ya da iflasın ertelenmesi talebinden önceki 2 yıl içinde

-iflas takibinden ya da doğrudan doğruya iflas hallerinde iflas talebinden önce;

Borçlu alacaklısını zarara sokmak kastıyla,

*Malları kısmen ya da tamamen

aa)malvarlığından-karşılıksız olarak veya gerçek değerinden çok az bir fiyatla çıkarmış veya

bb)telef etmiş veya

cc)kıymetini düşürmüş

dd)muvazaa ile başkasına devretmiş yahut

*Gerçekte borçlu olmadığı halde borcu varmış gibi gerçeği yansıtmayan borçlar kabul ederek pasifini çoğaltmış olmalıdır.

Borçlunun söz konusu hareketinden zarar gören alacaklı;

  1. Borçlu hakkında kesin aciz vesikası almış olmalı veya

Sanıkların üzerine atılı suçun oluşumu için aciz belgesinin alınması zorunlu olmayıp, alacaklıların alacağını alamadığını ispat etmesi halinde de suçun oluşabileceği gözetilmeden, borçlu aleyhine alınmış bir aciz vesikası bulunmadığı şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle sanıkların yüklenen suçtan beraatine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. Hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 19 cd. 04.06.2015 3544 E. Ve 2374 K.

 

  1. Alacağını alamadığını kanıtlamış olmalıdır.

MANEVİ UNSUR:

Borçlunun alacaklarını zarara sokmak kastıyla hareket etmiş olması gerekir.Bu noktada özel kast vardır.(T. UYAR İcra iflas hukukunda suç sayılan fiiller , M.COŞKUN İcra ve İflas kanunu)

Görevli ve yetkili mahkeme İcra takibinin yapıldığı yer İcra(ceza)mahkemesidir.
6 aydan 3 yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası gerektirir.
Ceza zamanaşımı 10 yıldır.

 

YARGITAY KARARLARI:

Müşteki tarafın sanıkların şirkete ait varlıkları alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla devrettiğini, sanıkların ise taşınmazlarının ipotek nedeni ile bankalar aracılığıyla icra takibi neticesinde satıldığını ve araçlarını da bankalara olan kredi borcunun ve diğer borçların ödenmesi için sattıkları savunması karşısında, sanıklara isnat edilen suç kastının oluşup oluşmadığının tespiti açısından, satışı yapılan araçlardan elde edilen paranın akibetinin ne olduğu, borç ödenmesinde kullanılıp kullanılmadığı, borç ödenmişse ilgili takip dosyaları getirtilerek borcun muvazaalı ya da hayali borç ikrarına dayalı olup olmadığı, banka veya sosyal güvenlik kurumlarına olan borcun ödenmesine sarfedilmişse, bu durumun ilgili kurumlara sorularak, sonucuna göre şikayete konu araçların alacaklıyı zarara sokmak kastiyle yapılıp yapılmadığı hususu araştırılıp, sanıkların hukuki durumunun tayini gerekir. 19.cd.07.11.2017-4026E.9320K

Sanıklar hakkında cezai sorumluluğun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından şirket ana sözleşmesi getirtilerek, fiilin birlikte işlenmediğinin anlaşılması halinde, temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar da dikkate alınarak suç tarihi itibariyle suçun oluşumundaki temsilci ya da temsilciler tespit edilip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir edilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile beraat kararı verilmesi,  bozmayı gerektirmiştir. 19cd. 23.2.2017 E:9408 K:1573

 

Şikayetçi vekilinin dilekçesinde, sanığın adına kayıtlı araçlarını ve gayrimenkullerini üçüncü şahıslara devrettiği, ilçe tarım müdürlüğündeki işletme kaydını oğlu adına yapmak iddiasıyla alacaklıyı zarara uğratması nedeniyle şikayetçi olduğu anlaşılmakla, söz konusu devirlere ilişkin satım sözleşmeleri getirtilerek, yapılan işlemlerin alacaklıyı zarara uğratma kastıyla olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerekir. 19 cd. 16.2.2017 13688 E. 1318 k

 

Şikayete konu icra dosyası kesinleşmeden şikayette bulunulduğunun anlaşılması karşısında, suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanıkların beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayet dilekçesinin reddine kararı verilmesi yasaya aykırı olup bu husus bozmayı gerektirse de söz konusu yasaya aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması gerekir. 19.cd. 02.02.2017 27895E. 721 K.

 

 

İİK. 332. Madde

ACZİNE KENDİ FİİLİYLE SEBEBİYET VEREN VEYA VAZİYETİNİN FENALIĞINI BİLEREK AĞIRLAŞTIRAN BORÇLUNUN CEZASI

(Değişik madde: 18/02/1965 – 538/131 md.;Değişik madde: 31/05/2005-5358 S.K./2.mad)

İİK 332- Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu, adet üzere tecviz edilemiyecek bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar yaparak yahut cüretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiili ile sebebiyet verir yahut vaziyetinin fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle bu fenalığı ağırlaştırırsa, aleyhine aciz belgesi istihsal edildiği veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiği takdirde, onbeş günden altı aya kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.

Konkordato mühleti talebinden önceki iki yıl içinde birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır.

Bu suç alacaklının şikâyeti üzerine takip olunur. Borçluyu fazla borç altına girmeye veya talih oyunu ile spekülasyonlarda bulunmaya sevk etmiş yahut ağır faiz almak suretiyle zaafından istifade etmiş olan alacaklıların şikâyet hakkı yoktur.

 

İİK 332 ‘ de düzenlenen <aczine kendi fiiliyle sebebiyet verme veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştırma> suçunda, suç olarak tanımlanan husus, haciz yoluyla takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlunun;

  • Basiretsizce hareket ederek veya
  • Haddinden fazla masraf yaparak veya
  • Cüretli talih oyunlarına girmesi veya
  • Basiretsizce spekülasyonlar girmesi veya
  • İşlerinde ağır ihmallerde bulunması ile k aczine sebebiyet vermesi veya durumunun kötülüğünü bildiği halde yukarda sayılan hareketlerle durumunu daha da kötüleştirmesidir.

 

Ancak sayılan davranışlar da borçlunun bu madde uyarınca cezalandırılmasına yeterli olmayıp, ayrıca borçlu ALEYHİNE ACİZ VESİKASI DÜZENLENMESİ veya ALACAKLININ ALACAĞINI BU DAVRANIŞLAR SEBEBİYLE ALAMADIĞINI İSPAT ETMESİ gereklidir.

 

Öğretide de; <suçun oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için borçlunun şikayet öncesi ve sonrasındaki sosyal ve ekonomik durumu, geliriyle orantılı harcama yapıp yapmadığı, aczine sebebiyet veren harcamalarının neler olduğu, işinde ihmalde bulunup bulunmadığı ve basiretsizce davranıp davranmadığı zabıta aracılığıyla araştırılarak gerek duyulması halinde bilirkişi incelemesi de yapılacak, hakim tarafından da bu davranışlarının borçlunun aczine sebebiyet verip vermediği veya vaziyetinin kötülüğünü bildiği halde kendi davranışlarıyla bu durumu daha da ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı takdir edilecektir şeklindeki açıklamalara yer verilmiştir. (Kerim Tosun-M. Artuç; Türk Hukukunda Suçlar ve Kabahatler. Ankara 2008, 4. Bası. C. 2, s. 1034; E. Halman Çetin, İcra ve İflas Suçları, Ankara 2010, s. 610)

Şikayet dilekçesinde, sanık-borçlunun hangi eylemleri ile aczine sebep olduğunun somut olarak bildirilmemesi, diğer sanığın ise icra dosyasının borçlusu olmadığının anlaşılması karşısında, bu suç yönünden sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerekir. 19 CD. 09.02.2017 T. 9508 E. 1028 K

 

Köyde ikamet ettiğini belirten sanığın, ticaret yapmadığını, işyerinin vekaletname verdiği oğlu tarafından açılıp işletildiğini, senetlerin de yine oğlu tarafından imzalandığını beyan etmiş olması karşısında, icra takip işlemlerine ve suça konu olan senetlerin kim tarafından düzenlendiği, işletmenin fiilen kim tarafından işletildiği ve sanığın bu işyerini fiilen çalıştırıp çalıştırmadığı araştırılmadan, vekaletname verdiğini belirttiği oğlu İ. A. da dinlenmeden, sadece söz konusu işyerinin üzerine kayıtlı olması ve suça konu senetlerde de adının bulunması sebebiyle eksik araştırmayla mahkumiyetine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır. 19 CD. 16-392 E.

Yetkili ve görevli mahkeme icra takibinin yapıldığı yerdeki icra(ceza) mahkemesidir.
Dava zamanaşımı 8 yıldır.
Ceza zamanaşımı 10 yıldır.

 

İİK 333. Madde

İFLAS VE KONKORDATO İŞLERİNDE HUSUSİ MENFAAT TEMİN EDENLERİN CEZASI

 

Madde 333 – (Değişik: 31/5/2005 – 5358/3 md.) Her kim iflas bürosu veya idaresinin yahut bir alacaklının veya alacaklılar toplanmasındaki mümessilinin reyini yahut konkordatoya muvafakatini kazanmak için ona hususi bir menfaat temin veya vaat ederse altı aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Menfaat temin eden alacaklı yahut mümessili de aynı ceza ile cezalandırılır. Suçun iflas bürosu veya idaresi üyesi tarafından işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır.

Bir kimse

1-iflas bürosunun

2-iflas idaresinin

3-alacaklının

4- alacaklının alacaklılar toplantısındaki temsilcisinin oyunu veya konkordato onayını sağlamak için ona hususi bir çıkar temin veya vaat ederse bu eylemi suç teşkil eder. (T. Uyar İcra iflas hukukunda suç sayılan fiiller.)

*İflastan önce veya iflas sırasında yapılmak istenen konkordato olabilir.

*Suçun faili alacaklı borçlu veya 3. Kişi olabilir. Suçun faili gerçek kişiler olup tüzel kişiler suçun faili olamazlar.

Görevli mahkeme icra mahkemesidir. Yargıtay içtihatlarına göre icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesi veya iflas yoluyla takiplerde borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesi yetkilidir.
Dava zamanaşımı 8 yıldır.
Ceza zamanaşımı 10 yıldır.

 

 

 

İİK 333/A. Madde

TİCARİ İŞLETMEDE YÖNETİCİNİN SORUMLULUĞUNA İLİŞKİN CEZA

 

Madde 333/A – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/4)

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

 

Birinci fıkradaki suç taksirle işlendiği takdirde, alacaklının şikâyeti üzerine, fail hakkında zararın ağırlığına göre ikibin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

 

MADDİ UNSUR:

Ticari işletmede(ticaret şirketlerinde ve kooperatiflerde) hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan kişiler alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde iik 333a ya göre cezalandırılırlar.

 

MANEVİ UNSUR:

  • Fail bilerek ve isteyerek alacaklıları zarara uğratmak kastı ile hareket etmelidir. Burada özel olarak alacaklılara zarar verme kastı da aranır.
  • Fail taksirle hareket etmek suretiyle dikkatsizlik, acemilik ile talimatlara aykırı harekette bulunarak bu suçu işlemişse iik 333a/II ye göre sadece adli para cezası ile cezalandırılır.
  • Şikayete tabi suçlardandır.

 

Borçlu şirketin paravan şirket kurarak şikayetçi-alacaklıya zarar vermek amacıyla hareket ettiğini iddia edilmesi halinde her iki şirketin defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak böyle bir devrin bulunup bulunmadığının ve devir yapıldığının belirlenmesi halinde bu devir işleminin alacaklıları zarara uğratmak kastıyla yapılmış olup olmadığının araştırılması gerekeceğine karar vermiştir. 16.HD 19.1.2009 T. 8991 E. 279 K.

 

Atılı suçun oluşması için, takibin kesinleştiği tarih itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip olmasına rağmen şirketi hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan şirket yetkilisinin alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle şirket borcunu ödememesi, ayrıca bu eylemin başka bir suçu oluşturmaması gerekmekte olup, borçlu şirketin kayıtlı olduğu vergi dairesinden muhasebecisi tespit edilip buradan veya zabıta araştırmasıyla şirketin defter ve belgeleri ile banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre hukuki durumun takdir edilmesi gerekir. 19.CD 15.02.2017 T. 20139 E. 1254 K.

 

Yetkili ve görevli mahkeme icra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesidir.
Dava zamanaşımı 8 yıldır.
Ceza zamanaşımı 10 yıldır.

 

 

İİK. 334. Madde

KONKORDATODA VEYA SERMAYE ŞİRKETLERİ İLE KOOPERATİFLERİN UZLAŞMA YOLUYLA YENİDEN YAPILANDIRILMASINDA YETKİLİ KİMSELERİ HATAYA DÜŞÜREN YA DA KONKORDATO VEYA UZLAŞMA YOLUYLA YENİDEN YAPILANDIRMA KOŞULLARINA UYMAYAN BORÇLUNUN CEZASI

 

Madde 334 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/5)

Konkordato mühleti elde etmek veya konkordato veya sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesini tasdik ettirmek için hileli tutum ve davranışlarıyla mal durumu hakkında alacaklıları, komiseri, ara dönem denetçisini veya yetkili memuru hataya düşürmek veya konkordato projesine ya da sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması projesine uymamak yoluyla kasten zarara sebebiyet veren borçlu, ilgilinin şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

MADDİ UNSUR:

  • Konkordato mühleti alabilmek veya konkordatoyu onaylatabilmek ya da sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma projesini onaylatmak için hileli tutum ve davranışlarda bulunarak mali durum hakkında;
  1. Komiseri
  2. Ara dönem denetçisini
  3. Yetkili memuru hataya düşürmek veya
  • Konkordato projesine ya da sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması projesine uymamak suretiyle
  • Zarara sebebiyet vermek gerekir.

MANEVİ UNSUR:

Genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Bilerek ve isteyerek hareket suçun oluşması için yeterlidir.

Yetkili ve görevli mahkeme icra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesidir.
Dava zamanaşımı 8 yıldır.
Ceza zamanaşımı 10 yıldır.

 

İİK. 335. Madde

KİRACININ CEZALANDIRILACAĞI HALLER, İİK 335’E MUHALEFETİN CEZASI, KİRALANANDA HAPİS HAKKI KULLANILAN EŞYANIN KAÇIRILMASI

 

Madde 335 – Üzerlerinde kiralayanın hapis hakkı tanınmış ve 270 inci madde mucibince defteri yapılmış eşyayı kaçıran veya gizleyen borçlu ile tahliyesi emrolunan yeri kiralayana zarar vermek maksadıyla işgal ettiren şahıs Türk Ceza Kanununun (276) ncı maddesine göre cezalandırılır.

 

MADDİ UNSUR:

Kiracı ;

1-) üzerinde kiralayana hapis hakkı tanınmış ve İİK. 270. madde uyarınca defteri yapılmış olan eşyayı kaçırır veya gizlerse

2-) tahliyesi emrolunan yeri kiralayana zarar vermek kastıyla başkasına işgal ettirirse bu suç işlenmiş kabul edilir.

 

MANEVİ UNSUR:

 

Özel kast ile işlenir. Kiralayana zarar verme özel kastının da bulunması gerekir.

 

Görevli yetkili mahkeme icra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesidir.
Dava zamanaşımı 8 yıldır.
Ceza zamanaşımı 10 yıldır.

 

İİK. 336. Madde

MÜFLİSİN MALLARINI VERMEYENLER HAKKINDAKİ CEZA

 

Madde 336 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/6)

Müflisin mallarını ellerinde bulunduran veya müflise borçlu olan üçüncü şahıslar, iflasın açıldığına dair ilana muttali oldukları tarihten itibaren bir ay içinde makbul bir mazeret olmaksızın o malları iflas idaresi emrine vermezler veya borçlarını bildirmezlerse, doksan güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

 

MADDİ UNSUR:

İflas idaresince İİK md 219’a göre yapılan ilan üzerine müflisin mallarını ellerinde bulunduran veya müflise borçlu olan 3.kişiler bu ilanı öğrendikleri tarihten itibaren 1 ay içinde bu malları iflas idaresi emrine teslim etmezler veya borçlarını bildirmezlerse bu suç oluşur.

3.kişilerin cezai sorumluluklarının başlangıcı, ilanı öğrenme tarihidir. İİK. md 219’a göre ilanın yapılmış olması 3. Kişilerin cezalandırılması için yeterli değildir. 3. Kişiler kabul edilebilir bir özür nedeniyle ilan hükmüne uymadıklarını belirtip bunu kanıtlarlarsa haklarında ceza verilmez.

MANEVİ UNSUR:

Genel kast ile işlenebilen bir suçtur.

Yetkili görevli mahkeme icra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesidir.
Dava zaman aşımı 8 yıldır.
Ceza zamanaşımı 10 yıldır.

 

İİK. 337. Madde

YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMEYENLER HAKKINDAKİ CEZA

 

Madde 337 –

-162 (Madde 162 – (Değişik: 6/6/1985 – 3222/19 md.) Borçlunun ve ailesinin idareleri için iflas memurunun bıraktığı mallar müstesna olmak üzere borçlu, defteri yapılmış olan malları aynen veya istenildiği zamanki kıymetiyle vermeye mecburdur.)

-209(Madde 209 – Müflis defter tutulurken bulunarak mallarını iflas dairesine göstermeğe ve emrine hazır bulundurmağa mecburdur) ve

-216(Madde 216 – Kendisine ayrıca müsaade edilmeyen müflis tasfiyenin devamı müddetince iflas idaresinin emri altında bulunmakla mükelleftir ve icabında zabıta kuvvetleriyle getirilir. İflas idaresi müflise hususiyle emri altında tuttukça münasip miktarda muavenette bulunabilir.) madde hükümlerine muhalefet edenler hakkında da iflas idaresinin vereceği müzekkere üzerine aynı ceza verilir. Bu maddelerde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi hâlinde, verilen ceza düşer.

 

Şikayete tabidir şikayet hakkı iflas idaresine aittir.
Şikayet hakkı fiilin öğrenilmesinden itibaren 3 ay, her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl geçince düşer.
İcra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesi yetkilidir.
Ceza zamanaşımı 2 yıldır.

 

10 gün disiplin hapsi verilir. Hükmedilen bu ceza;

-seçenek yaptırımlara çevrilmez

-tekerrüre esas alınmaz

-ertelenemez

-adli sicil kayıtlarına geçirilmez

-şartlı salıverme hükümleri uygulanmaz

İİK 337/A. Madde

TİCARETİ TERK EDENLERİN CEZASI

 

Madde 337/A – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/8)

44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

Birinci fıkradaki fiillerin işlenmesinden alacaklının zarar görmediğini ispat eden borçluya ceza verilmez.

 

Borçlunun iflası halinde, birinci fıkradaki durum ayrıca taksiratlı iflas hali sayılır.

 

MADDİ UNSUR:

 

Ticareti terk eden tacir ;

-İik md 44’e göre mal beyanında bulunmuş olmalı:

  1. a) 15 gün içinde ticareti bıraktığını kayıtlı bulunduğu ticaret sicil memurluğuna bildirmesi,
  2. b) ticaret sicil mmemurluğuna bütün aktif ve pasifleri ile alacaklıların isim ve adreslerini gösteren bir mal bildirminde bulunması

-Mal beyanında mevcudunu eksik göstermeli veya

-aktifinde yer alan bir malı yahut onun yerine kaim olan değerlerini haciz ve iflas sırasında göstermemeli veya

-mal beyanı tarihinden itibaren 2 ay içinde bu mallar üzerinde tasarrufta bulunmuş olmalıdır.

-failin eylemi neticesinde zararın meydana gelmiş olması gerekir.

 

MANEVİ UNSUR:

 

Özel kast aranır. Alacaklısına zarar vermek kastıyla bilerek ve isteyerek bu eylemi gerçekleştirmiş olmalıdır.

Suçtan zarar gördüğünü alacaklının değil alacaklının suçtan zarar görmediğni sanığın ispatlaması gerekir. Eğer sanık bunu ispat ederse bu suçtan dolayı cezalandırılmaz.

 

 

İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenen “ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunun ticaret şirketleri müdür ve yetkililerince de işlenmesi mümkün olduğu cihetle, ticaret şirketi yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi, bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, suçun unsurlarının oluştuğu ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 19 CD. 20.09.2017 T. 3660 E. 7077 K.

 

Borçlu ticaret şirketinin ticareti terk edip etmediği yönünde zabıta araştırması yaptırılarak ve kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden en son beyanname örnekleri getirtilip sonucuna göre hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile düşme kararı verilmesi, kanuna aykırıdır. 19 CD. 28.09.2016 T. 7524 E. 20903 K.

 

Şikayetçi vekilinin, hükümden sonra 30.06.2015 havale tarihli dilekçesiyle şikayetten vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiş davanın düşmesine karar verilmiştir. 19 CD. 25.11.2015 T. 18746 E. 7796 K.

 

HACİZ SIRASINDA ADRESTE BULUNMAMANIN TEK BAŞINA TİCARETİ TERK ANLAMINA GELDİĞİNİN KABULÜ MÜMKÜN OLMAMAKLA, ticaret şirketi yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi, bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, borçlu ticaret şirketinin ticareti terk edip etmediği yönünde ticaret sicilinde kayıtlı bulunduğu adresinde veya tespit edilecek adreste zabıta araştırması yaptırılarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir edilmesi gerekir. 19 CD. 16.02.2017 T. 23089 E. 1282 K. 16.02.2017

 

Tasfiye sürecine girmiş olan şirketin aktifinde herhangi bir malvarlığı bulunmasa da sanıkların temsilcisi bulundukları şirkete ait mal beyanını ticaret sicil memurluğuna vermek zorunda olduklarını

17 HD.. 30.9.2004 5559/10261

 

Şikayet hakkı suçun işlenildiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde suçun işlendiği tarihten itibaren 1 yıldır.
İcra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesi yetkilidir.
Dava zamanaşımı 8 yıl, ceza zamanaşımı 10 yıldır.

 

 

İİK. 338. Madde

HAKİKATE MUHALİF BEYANDA BULUNANLARIN CEZASI

İİK 338 – İlgili maddeler İİK74-89/IV;6183 S.K. 111,114 

Bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

       Hakkında aciz vesikası alınmış borçlu, asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğü, aciz vesikası hamili alacaklının alacağının aciz vesikasına bağlanmasından en geç beş sene içinde müracaatı üzerine sabit olursa, asgari ücretin üstünde kalan gelirlerinden icra tetkik merciinin dörtte birden az olmamak üzere tespit edeceği kısmını merci kararının kesinleşmesinden itibaren en geç bir ay içinde ve aciz vesikasındaki borcun ödenmesine kadar her ay icra dairesine yatırmaya mecburdur. Bu mükellefiyeti yerine getirmeyen borçlu hakkında bir yıla kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi bir yılı geçemez.

       Borçlunun nafaka borçluları dahil üçüncü şahıstan yardım görmesi, asgari ücretin üstünde eline geçen para ve menfaatlerin icra mahkemesi kararı ile belirlenecek kısmını, icra veznesine yatırmak mükellefiyetini ortadan kaldırmaz.

       İkinci fıkradaki hükmün tatbikini birden fazla aciz vesikası hamili alacaklı talep etmiş ise, bunlar talep tarihi sırasıyla öncelik hakkını haizdir.

MADDİ UNSURLARI:

-İİK md.74  yasal süresi içinde mal beyanının gerçeğe aykırı olarak verilmiş olması gerekir.(mal beyanını gerçeğe aykırı olarak vermek)

-yasal zorunluluk olması *borçlu-sanığın kendisine henüz ödeme emri tebliğ edilmeden icra dairesine verdiği mal beyanı dilekçesinin gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunu oluşturmayacaktır. 17 HD. 30.9.2003 T. 7796 E. 8860 K.

-usule uygun beyanda bulunulması * borçlunun mal beyanı yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını muhteva etmeli. Bu unsur eksik kaldığında mal beyanı geçerli olmadığından gerçeğe aykırı mal beyanında bulunmak suçu da oluşmamış olur. CGK 8.2.2005 T. / 16HD-222 E. 6 K.

  • Mal beyanında belirtilmeyen malların değerinin borcu karşılar değerde bulunması gerekir. Söz konusu unsur içtihatlar ile önem arzetmektedir. Zira her vakıada yargıtayın yerleşmiş içtihatlarınca mal beyanında bildirilmeyen veya yanlış-eksik bildirilen malların değerinin borcu karşılar değerde bulunmasını aramaktadır. CGK 27.9.2005 T. ; 17 HD. 109/105
  • Ancak belirtmek gerekir ki borçlu borcunu ödemeye yetecek kadar mal beyan etmiş olup da diğer mallarını beyan etmemişse bu davranışı suç teşkil etmez. HD. 12.1.2009T. 9011/67
  • Ayrıca haczi mümkün olmayan malları bildirmemesi suç teşkil etmez. 16. HD 11.12.2007 T. 3277/5107
  • Aynı şekilde ödeme (icra) emrinin tebliğinden önce başka icra dosyaları nedeniyle üzerinde çok sayıda haciz bulunan ve takip konusu borcu karşılamaktan uzak olan taşınır ve taşınmazlarını ve üzerinde çok sayıda ipotek bulunan taşınmazlarını mal beyanında bildirmemiş olması suç teşkil etmez. 16. HD.19.1.2009 T. 9005/273 ve 8.CD. 31.5.1994 T. 5656/6557
  • Mal beyanında belirtilmeyen taşınmazın(hisse) takip konusu borcu karşılamaktan uzak olması halinde bu suçun unsurlarının oluşmayacağına dair karar. 16 HD. 13.7.2007 T:2446/2857
  • Borçlu sanığın mal beyanında bildirmediği iddia edilen taşınır ve taşınmazlarının mal beyanından önce alacaklı tarafından bilindiğinin saptanması halinde sanık hakkında mahkumiyet kararı verilemez. 17. HD.11.2003 t.4732/11206
  • Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçunun oluşabilmesi için mal beyanında belirtilmeyen malların değerinin borcu karşılar değerde bulunması gerekeceğine dair karar. 17 HD 14.4.2005 e:2004/11506 K:3852
  • Yasal süresi içinde mal beyanında bulunmayan ve yasal süresinden sonra mal beyanında bulunan borçlunun 338. Maddeye göre cezalandırılamayacağına dair karar. 16 HD 4.11.2004 e:7745 K:11815
  • Borçlu sanığın mal beyanında bildirmediği iddia edilen taşınır ve taşınmazların mal beyanından önce alacaklı tarafından bilindiğinin saptanması halinde sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmeyeceğine dair karar. 17 HD 20.11.2003 4732 E. 11206 K.
  • Sanığın mal beyanı dilekçesinde bildirdiği mallarının bulunup bulunmadığı kesin olarak saptanmadan eksik soruşturma ile karar verilemeyeceğine dair karar. 17 HD 15.9.2003 E:6043 K:7960
  • Mal beyanı dilekçesinde bildirilen malların daha sonra borçlu tarafından satıldığının belirlenmesi halinde gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun değil alacaklısını zarara sokmak amacıyla mevcudunu eksiltmek suçunun iik331 oluşabileceğini17 HD. 2.7.2002 T. E:5868 K:6148

 

MANEVİ UNSUR:

Genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Bilerek ve isteyerek hareket edilmesi suç için yeterlidir.

Gerçeğe aykırı beyanda bulunan ve kendisine haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü kişidir. İİK89/4 hükmü memuriyeti nedeniyle hakikate aykırı beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulandığından borçlunun devlet dairelerinden birinde olan alacağı hakkında gönderilen haciz ihbarnamesine karşı ilgili memur gerçeğe aykırı beyanda bulunursa alacaklı icra mahkemesinden o memurun İİK338/I’e göre cezalandırılmasını isteyebilir.

SUÇTA CEZANIN ŞAHSİLİĞİ İLKESİ GEREĞİ VEKİL VASITASIYLA GERÇEĞE AYKIRI BEYANDA BULUNULMUŞSA   VEKİLİN BEYANINDAN ASİL SORUMLU TUTULAMAYACAĞINDAN GERÇEĞE AYKIRI BEYANDA BULUNMA SUÇU GERÇEKLEŞMEZ. 16 HD. 4.12.2007 T. E:2822 K:4936

Şikayete tabidir.
Yetkili ve Görevli mahkeme icra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesidir.
Alacaklı borcunu öderse veya feragat ederse ceza davası veya cezaya hükmedilmişse bütün sonuçlarıyla birlikte ceza düşer.
Şikayete tabidir. Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve herhalde 1 yıl geçince düşer.

*İcra dosyasında işlem yapan alacaklı vekili en geç bu tarihte suçun işlenmiş olduğunu öğrenmiş sayılır. 8cd. 23.12.1998 T. 15899/17447

Ceza zaman aşımı 10 yıldır.

 

YARGITAY KARARLARI:

Haciz ihbarnamesine karşı gerçeğe aykırı beyanda bulunan üçüncü kişi hakkında iik89/4 ve 338 uyarınca icra mahkemesinde hem tazminat hem de cezalandırma isteğiyle açılan davaya ceza hakimi sıfatıyla bakılması gerekeceği 16 HD. 12.1.2009 E.008/8335 K:66

İİK 89/4 ve 338 uyarınca mahkemece sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş olsa dahi şikayetçinin tazminat talebi hakkında da olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekeceği 16 HD 12.2.2008 E:4385 K:487

İİK 89/4 VE 338 uyarınca tazminat ve cezaya hükmedilmesi istemiyle açılan davada icra ceza mahkemesince inkar tazminatına hükmedilemeyeceği 8 CD 12.6.2000 E:12778 K:10836

Gerçeğe aykırı beyanda bulunan sanıkların cezalandırılması ve tazminata mahkum edilmesi istemiyle icra ceza mahkemesinde birlikte dava açılabileceği gibi tazminat davasının müstakil olarak da açılabileceği mahkemece ceza davasının düşürülmesine karar verilirken tazminat isteminin kabulüne karar verilebileceği HGK 24/6/1998 E:7 C-537 K:540

Üçüncü kişinin birinci haciz ihbarnamesine itiraz etmesi üzerine alacaklı, İİK’nun 89,IV ‘uncu maddesi uyarınca, üçüncü kişinin cevabının doğru olmadığı (itirazın haksız olduğu) iddiasıyla, üçüncü 22 Birinci haciz ihbarnamesine itiraz etmiş olan üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesi gönderilirse, üçüncü kişi, bu haciz ihbarnamesine, ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunmak zorunda değildir; kanuna aykırı işlem hakkında süresiz şikayet yoluna da başvurabilir.

“İİK …89/1. Haciz ihbarnamesine itiraz edilmesi üzerine, alacaklı; 338. madde koşullarında üçüncü şahsın cezalandırılması için icra ceza mahkemesine başvurmuştur. Bu durumda alacaklının yapması gereken iş ..icra mahkemesinde (genel hükümlere göre halledilmesi gereken tazminat davası açmaktan ibaret iken icra ceza mahkemesince üçüncü şahıs nezdinde … olduğunun tespit edilmesinden bahisle bu miktar için yasal prosedür takip edilerek, genel hükümlere göre tazminat davası açılmaksızın, anılan bedele ilişki olarak yeniden 89/1 ve 2 haciz müzekkeresi tebliğ edilerek paranın tahsili yoluna gidilmesi mümkün değildir…” 12 HD 10.10.2005, 15387/19392 (M. Oskay/C. Koçak/A. Deynekli/A. Doğan, age, s.2641-2642 no.32). Borçlunun Üçüncü Kişide… Ankara Üni. Hukuk Fak. Dergisi, 65 (4) 2016: 3217-3242 3228 kişinin, aynı Kanunun 338 inci maddesinin23  inci fıkrası hükmüne göre, cezalandırılmasını ve tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir; üçüncü kişi aleyhine tazminat ve ceza davası açabilir (İİK m.89,IV). Bu açık hüküm nedeniyle, haciz ihbarnamesine itiraz edilmesi üzerine, alacaklı tarafından, İİK m.68 gereğince itirazın kaldırılmasının istenmesi veya İİK m. 67’ye göre itirazın iptali davası açılması söz konusu olamaz.

 

 

İİK 338/2

HAKKINDA KESİN ACİZ VESİKASI BULUNAN BORÇLUNUN ASGARİ ÜCRETİN ÜZERİNDEKİ KAZANCINI İCRA DAİRESİNE YATIRMAMASI HALİNDE VERİLECEK CEZA

  1. a) İİK 105/I gereği alacaklının borçlunun haczi kabil malı bulunmadığını belirten haciz tutanağına veya kesin aciz belgesine (iik 143) sahip olması gerekir.
  2. b) İcra mahkemesi borçlunun asgari ücretin üstünde bir geçim sürdürdüğünü tespit ederek , asgari ücretin üzerinde kalan gelirinin ¼’ünden az olmayan kısmını aciz belgesine bağlanmış olan borç ödeninceye kadar her ay icra dairesine yatırmaya mahkum edilmiş olmalıdır.

c)borçlu icra mahkemesi tarafından belirlenen miktarı icra dairesine ödememiş olmalıdır.

*Borçlu icra mahkemesi kararının kesinleşmesinden itibaren en geç 1 ay içinde ödemede bulunmaya başlaması gerekir. İİK 338/II

Şikayete tabidir. Alacaklı fiili öğrenmesinden itibaren 3 ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde bu davayı açmak durumundadır yoksa şikayet hakkı düşer.(İİK 347)
İcra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesi yetkili ve görevlidir.
Ceza zamanaşımı kararın kesinleşmesinden itibaren 2 yıldır.

 

İİK. 339. Madde

BEYANDAN SONRA MAL VE KAZANÇTA OLAN TEZAYÜDÜ BİLDİRMEYEN BORÇLUNUN CEZASI

Madde 339 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/10)

Sonradan kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde vaki tezayütleri bu Kanun mucibince bildirmeye mecbur olan borçlu makbul bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra dairesine taahhütlü mektupla veya şifahi surette bildirmezse ve bu mal veya kazancı asıl veya bedel itibariyle mevcut olduğu takdirde, on gün; mal veya kazancını asıl veya bedel itibariyle makbul bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa, bir aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.

 

Bu cezalara alacaklının şikâyeti üzerine karar verilir. Kişi, icra takibine konu olan borcu tamamen ödediği takdirde, bu ceza düşer.

 

MADDİ UNSUR:

Borçlu;

-icra dairesine İİK 74 çerçevesinde yaptığı beyanda malı olmadığını bildirmiş veya borcuna yetecek mal göstermemiş yahut

-hiç mal beyanında bulunmamışsa

Daha sonra mal varlığında meydana gelen artışları 7 gün içinde bildirmek zorundadır. Bildirmediği takdirde bu suç işlenmiş sayılır.

 

Gerçek kişi veya tüzelkişi temsilcisi fail olabilir.
Şikayete tabidir. Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde şikayet edilmelidir.
İcra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesi yetkili ve görevlidir.
Ceza zamanaşımı kararın kesinleşmesinden itibaren 2 yıldır.

 

Borçlunun icra takibinden sonraki maaşında artışı icra dairesine bildirmemesi iik 339 a göre suç teşkil edeceğine dair karar. 16 HD. 1.4.2004 T. 680 E. 5235 K.

 

İİK. 340. Madde

BORÇLUNUN ÖDEME ŞARTINI İHLALİ HALİNDE CEZA, TAAHHÜDÜN İHLAL EDİLMESİ, TAAHHÜD-Ü İHLAL SUÇU VE CEZASI

Madde 340 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/11)

111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.

 

MADDİ UNSUR:

 

-İcra takibinin geçerli bir takip olması gerekir

  • ihtiyati haciz kararının uygulanması sırasında yapılan taahhütler İİK 340 a göre suç teşkil etmez zira YARGITAY henüz icra takibi yapılmadığı için İİK 340’ın unsurlarının oluşmadığı yönünde karar vermiştir.

 

-Taahhüdün icra dairesinde veya haciz sırasında kararlaştırılmış olması gerekir.

 

-Ödeme taahhüdü İİK 111 gereğince veya alacaklının onayı ile kararlaştırılmış olmalıdır.

  • borçlunun taahhüdüne karşı bir diyeceğinin olmadığını bildiren alacaklı vekilinin yapılan taahhüdü kabul anlamına gelmeyeceğine dair karar 17 HD 28.4.2005 T. 341/4459

 

-Taahhütte Düzenleme tarihi bulunmalıdır. (16 HD.18.5.2005 T. 13956/5513)

 

-Bizzat borçlu-sanık tarafından taahhüt verilmiş olmalıdır.

  • Vekilin asil borçlu adına yaptığı ödeme taahhüdünün geçerli olmayacağını ve bu taahhütten dolayı borçlu hakkında mahkumiyet kararı verilemeyeceğine dair karar (8 CD 16220/17034)

 

-Borçlunun ödeme taahhüdü borcun tamamını kapsamalı, koşulsuz olmalı ve taahhütte borcun taksitle ödenmesi teklifi de yer almışsa taksit miktar ve zamanları açık seçik belirtilmiş olmalıdır.

 

-Ödeme taahhüdü ihlal suçu oluşabilmesi için borçlunun takip kesinleştikten sonra taahhütte bulunmuş olması gerekir.

 

-Borçlunun makbul bir sebep olmaksızın taahhüdünü yerine getirmemiş olması gerekir. Makbul sebebi icra mahkemesi takdir eder. Borçlunun taahhüt esnasında ve daha sonraki maddi ve sosyal durumu, mücbir bir sebebin bulunmadığını mahkeme resen takdir eder.

 

  • Olayda sanıklardan A…’in HAMİLE OLMASI olağanüstü bir sebep olmayıp, borçlunun ekonomik durumunun borcu ödemeye yetmemesine rağmen taahhütte bulunması ve bu borcu ödeyememesinin makbul sebep olarak değerlendirilemeyeceği ve taahhüdün geçerli olduğu cihetle, … İcra Ceza Mahkemesinin … değişik iş sayılı kararına yönelik, 5271 Sayılı Kanunun ilgili maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. 11 CD. 22.01.2014 T. 24685 E. 1337 K.

 

-Ödeme taahhüdünün para alacağına ilişkin olması gerekir.

 

-Taahhüde konu alacağın asgari ücretin üzerinde olması gerekir.

  • Takibe konu alacak miktarının asgari ücret miktarının altında kalması nedeniyle itirazın kabulü gerekir. 16 HD. 05.06.2012 T. 1997 E. 4921 K.

 

 

Suçun işlendiğini öğrendiği tarihten itibaren 3 ay ve herhalde suçun işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde açılmış olması gerekir.
İcra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesi yetkilidir.
Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 yıllık ceza zamanaşımı vardır.

 

YARGITAY KARARLARI:

 

Sanığa, savunmasının tespiti için duruşma davetiyesi çıkartılarak, usulüne uygun şekilde tebliğinden sonra, gelmediği takdirde yokluğunda yargılamaya devam edilerek karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece sanığın duruşmaya katılımı için gönderilen duruşma davetiyesi tebliğinin, sanığın yurt dışında olduğundan bahisle bila tebliğ iade edilerek 9.8.2007 tarihinde mahkemesine gönderildiği gözetilmeden, sanığın yokluğunda yargılama yapılarak savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizdir. 16 HD. 13.11.2012 T. 6697 E. 9298 K.

 

İCRA KEFİLLİĞİ:

-3. Kişilerin icra kefili olmak istemeleri halinde kendilerine icra emri tebliğ edilmekte ve ondan sonra 3.Kişilerin taahhüdü alınmakta alacaklı ya da vekili de 3. Kişilerin bu taahhütlerini kabul etmektedir.

  • icra kefilinin taahhüdü ihlal suçundan dolayı cezalandırılabilmesi için kendisine icra emrinin tebliğinden sonra ödeme taahhüdünde bulunması ve taahhüt ettiği tarihte borcunu ödememiş olması gerekir.16 HD. 23.1.2009 10003/426

-icra kefilinin varsa eşinin en geç taahhüde kadar rızasının alınması gerekir.

  • Anılan Yasa’nın kefalet aktinin şekil şartlarını düzenleyen 583. maddesinde; Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğunu, yine 584. maddesinde; eşlerden birinin diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceğini; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmasının mecburi olduğu belirtilmiştir. 8 HD. 23.9.2013 T. 14327 E. 12865 K.

 

-İLK ÖDEME TARİHİ İLE SON ÖDEME TARİHİ ARASINDA İŞLEYECEK OLAN FAİZİN AYRI AYRI RAKAMSAL OLARAK GÖSTERİLMESİ GEREKİR. YAHUT TAKSİTLER ARASI İŞLEYECEK OLAN FAİZDEN FERAGAT EDİLMESİ GEREKİR.

  • Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, … tarihinde alınan taahhütnamede ilk ödeme tarihi olarak gösterilen .. tarihi ile son taksit tarihi olarak gösterilen .. tarihi arasındaki işleyecek faiz miktarlarının ayrı ayrı hesaplanarak gösterilmediği ve tebligat giderinin, tahsil harcı ve peşin harcın ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmemesi nedenleriyle taahhütte belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla hükmün bozulması gerekmiştir. 19 CD 01.06.2017 3262 E. 5191 K.

 

İİK. 341. Madde

ÇOCUK TESLİMİ EMRİNE MUHALEFETİN CEZASI

Madde 341 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/12) Çocuk teslimi hakkındaki ilamın veya ara kararının gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirilmesini engelleyen kişinin, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikayeti üzerine, altı aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilamın veya ara kararının gereği yerine getirilirse, kişi tahliye edilir.

 

Maddi Unsur:

-çocuğun teslimi hakkında ilamların yanında çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların da bu madde uyarınca ihlal edildiği takdirde suç teşkil edeceği ifade edilmiştir.

  • Sanığa tebliğ olunan 55 örnek icra emrinde, çocukla kişisel ilişki tesis edilecek tarih ve saat belirli olmadığından atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması, İİK. uyarınca verilen cezaların 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4. maddesinde yazılı para cezasına veya tedbirlere çevrilemeyeceği gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması, yasaya aykırıdır. İİK. 354. maddesindeki ihtarata hükümde yer verilmemesi usul ve kanuna aykırıdır.17 HD. 08/07/2004 T. 5880 E. 8762 K.
  • Çocuk teslimine ilişkin muhtıranın borçlu sanığa şikayet tarihinden sonra tebliğ edilmiş olması halinde İİK 341 deki suçun oluşmayacağı 17 HD. 21.3.2005 T. 843 E. 2567 K.
  • Sanığın üç yaşında olan küçüğün babasını yeterince tanımadığından gitmek istemeyip ağlayarak direnmesi ve teslim keyfiyetinin oluşturulması halinde bir takım olumsuz sonuçların doğabilme ihtimali üzerine çocuğu teslimde ……tutanakta imzası bulunan kişilerin de dinlenerek sonucuna göre hak ve nesafet çerçevesinde bir karar verilmesi gerekeceği 8 CD. 16/2/1998 T. 178 E. 1754 K

İİK. 342. Madde

İCRA DAİRESİNCE TESLİM EDİLEN TAŞINMAZ VEYA GEMİYE TEKRAR GİRENLERİN CEZASI

Madde 342 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/13) İcra dairesi marifetiyle alacaklıya veya alıcıya teslim edilen bir taşınmaza veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 290 ıncı maddesi mucibince umumi hükümler dairesinde cezalandırılır.

MADDDİ UNSUR:

Sanık;

-İİK 26. Md veya İİK 135/II gereğince taşınmazdan icra dairesi vasıtasıyla çıkarılmış olmalıdır.

İİK 26. Madde gereği ilama dayanan teslimlerde ve

İİK135/II. Madde gereği ihale sonucunda yapılan teslimlerde

-Teslim ve tahliye işlemi icra dairesi tarafından yapılmış olmalıdır.

 

MANEVİ UNSUR:

Özel kast gerektiren suçlardandır.Bilerek ve isteyerek zapt ve işgal kastı ile hareket etmek gerekir.

 

Şikayet süresi fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıldır.
Tahliye ve teslim işlemini yapan yer icra ceza mahkemesi görevli ve yetkilidir.
Dava zamanaşımı 8 yıl iken ceza zamanaşımı 10 yıldır.

 

İİK. 343. Madde

30 VE 31 İNCİ MADDELER HÜKMÜNE MUHALEFET EDENLERİN CEZASI

Madde 343 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/14)

Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin yapılmaması yahut bir irtifak hakkının tesisi veya kaldırılması hakkındaki ilam hükümlerine makbul mazerete müstenit olmayarak muhalefet eden borçluların, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilâmın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.

 

MADDİ UNSUR:

Kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmalı ve bu karar kanun metninde geçen şartları kapsamalıdır.

-Kanun metninde kararın kapsamı; yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya yapılmaması yahut bir irtifak hakkının tesisi veya kaldırılması hakkında olarak belirtilmiştir. Bu kapsamlı kararın mazereti olmaksızın ihlal edilmesi gerekir.

Alacaklının şikayet hakkı ilamda öngörülen süre ya da icra emrinde borçluya tanınan sürenin dolmasından itibaren 3 ay ve her halde fiilin işendiği tarihten itibaren bir yıl geçince düşer.
İcra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesi yetkili ve görevlidir.
Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 yıl geçince ceza zamanaşımına uğrar.

 

İİK. 344. Madde

NAFAKAYA İLİŞKİN KARARLARA UYMAYANLARIN CEZASI, NAFAKA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN İHLAL EDİLMESİ

Madde 344 – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/15Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.

 

Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

MADDİ UNSUR:

-Mahkemece hükmedilen nafakaya  ilamına ya da ara kararına dayanarak icra takibi yapılmış ve borçluya icra emri gönderilmiş veya ara kararın icraya konmak suretiyle örnek:7 ödeme emri gönderilmiş olmalıdır.

-Borçluya tebliğ olması gerekir. (vekile tebliğ icra takibini kesinleştirirken cezaya ilişkin borçluya tebligat yapılması gerekir)

-Cezanın ortadan kaldırılmasını gerektiren nedenler bulunmamalıdır.

 İcra emri veya ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren bir aydan fazla nafaka alacağının birikmiş olması gerekir.

  • Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, nafaka ödememeden dolayı borçlunun cezalandırılabilmesi için icra emri veya ödeme emrinin tebliği tarihi ile şikâyet tarihi arasında en az bir aylık nafaka borcunun birikmiş olması gerekmektedir. 8 CD. 12.3.1997 T. 1756 E. 4391 K.

 

– Ödenmeyen aylık nafakaya ilişkin şikayet en çok 3 ay içinde yapımalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir. Şikayet etmek istediğiniz aylık nafaka üzerinden 3 ay geçtiği takdirde şikayet hakkınız düşecek olup, bu hususu Mahkeme re’sen dikkate alır.

 

İİK madde 344/2 gereğince, borçlunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talepli dava açmış olması durumunda, ileri sürdüğü sebepler İcra Mahkemesi’nce, cezanın tehiri (sonraya bırakılması) talebini kabul ettirecek nitelikte bulunursa, tazyik hapsinin uygulanması yargılama sonuna bırakılabilir.

 

Şikayetçi vekilinin B….. 2. İcra Müdürlüğünün ….. esas sayılı dosyasında, birikmiş nafaka alacağı yanında işleyecek nafakayı da talep etmiş olması ve borçlu tarafından dosyaya yapılmış bir ödeme bulunmaması karşısında, ödenmeyen her güncel aylık nafaka için yeni şikayet süresinin başlayacağı gözetilmeden karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 11 cd. 23571 e 22611 k.

İcra ve İflas Kanunu’nun cezaya ilişkin hükümlerinin uygulanabilmesi için, Ceza Hukuku açısından ve cezaların şahsiliği prensibinin bir gereği olarak öncelikle icra emrinin borçlu sanığa tebliğinin gerekmesi karşısında, Adıyaman/Gölbaşı İcra Müdürlüğü’nün 2010/1365 sayılı dosyasında yalnızca borçlu sanık vekiline icra emrinin tebliği ile yetinildiği gözetilmeden, sanığın nafaka hükümlerine uymamak suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesinin yasaya aykırı olması nedeniyle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir. 16 hd. 6583 e. 8833k.  13.12.2011

 

Takibin yenilenmesinden sonra 1 aylık nafaka borcu tahakkuk etmeden nafaka borcunu ödememek suçuna ilişkn yapılan şikayetin reddedilmesi gerekeceği 17 hd. 8.7.2004 5540 e, 8662k.

 

Madde 345/A – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/16)

İdare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurları, 179 uncu maddeye göre şirketin mevcudunun borçlarını karşılamadığını bildirerek şirketin iflasını istemezlerse, alacaklılardan birinin şikâyeti üzerine, on günden üç aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

 

 

 

Şirketi idareye ve temsile yetkili kişiler veya tasfiye memurları İİK m. 179 ‘da yer alan düzenlemeye binaen şirketin mevcudunun borçlarını karşılamak için yeterli olmadığını sebep bildirerek sermaye şirketinin iflasını istememe suçu nedeniyle cezalandırılırlar.

Sermaye şirketinin iflasını istememe suçu oluşabilmesi açısından, şirketi veya kooperatifi temsile ve idareye yetkili kişilerin şirketin veya kooperatifin iflasını istememekte kastı yahut kusuru bulunmalıdır. Ve tabi ki şirketin veya kooperatifin mevcudunun borçlarını karşılamaya yeterli olmaması gerekir. Bu şartların gerçekleşmemesi durumunda idareye ve temsile yetkili kişilerin icra suçları bakımından cezalandırılmaları mümkün olmayacaktır.

Sermaye şirketinin iflasını istememe suçunun da takibi şikayete bağlı olduğu için, alacaklıların suçun işlendiğini öğrendiği günden itibaren üç ay içerisinde ve herhalde 1 yıl içinde şikayette bulunmaları gerekmektedir. Şikayetçi yalnızca şirketin alacaklılarından olmalıdır bu nedenle şikayetçinin şirketten alacaklı olup olmadığı hususu görevli mahkemece saptanmalıdır.

Suça bakmaya görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise, şirketin işlem merkezinin bulunduğu yer mahkemesi veya takibin yapıldığı icra müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesidir.

 

: Şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, öncelikle borçlu şirkete ait ticari defterler, kayıtlar, bilançolar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılıp, şikayet tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı saptanıp sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerekir. 19.CD. 23.02.2017  541E. 1582K.

 

 

Sanıklara yüklenen “şirketin iflasını istememek” suçunun takibi şikayete bağlı olup, borçlu şirketin iflas halinin mevcut olup şirketin iflasının istenmesi gereken tarihten bir yıldan fazla süre geçtikten sonra şikayette bulunulduğundan şikayet hakkının düşürülmesi gerekir. 19 CD 28.09.2016 18033E 20830K.

 

Artırmadan çekilme:

 

Madde 345/B – (DEĞİŞİK MADDE RGT: 01.06.2005 RG NO: 25832 KANUN NO: 5358/17)

Bu Kanuna göre yapılan ihalelerde kendisine veya başkasına vaat olunan veya sağlanan yarar karşılığında artırmadan çekilen veya artırmaya katılmayan kimseye bir yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası verilir.

 

Aracılara da aynı ceza verilir.

 

Yarar sağlamak için artırmadan çekilme suçunda, ihalelerde kendisine veya başkasına sağlanan yarar veya yarar sağlama söz karşılığında artırmaya katılmayan veya artırmadan daha sonradan çekilen kimse cezalandırılır. Ayrıca ihalelerde aracılık yaparak bu suça katkı sağlayan aracılarda aynı kanun hükmü gereği cezalandırılacaktır.

Yarar sağlamak için artırmadan çekilme suçunun oluşabilmesi için; İcra müdürlüğünce yapılmış bir ihale olmalıdır ve sanığa bu ihaleye katılmaması veya ihaleden çekilmesi için bir yarar sağlanmış veya vaatte bulunulmuş olması icra suçları için gerekir.

Suçun takibi şikayete bağlı olup; alacaklı, borçlu veya ilgili üçüncü kişilerce şikayette bulunulmuş olunması gerekir.

Bu icra suçları bakımından görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesidir ve bu işler diğer mahkemelerde görülen ceza davalarıyla birleştirilemez. Suç bakımından yetkili mahkeme ise, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu mahkemedir.

 

 

 

0 comments , , , tags: